22 Ocak 2010 Cuma

Kopya Yakalatmak

Okuduğum bölümün zorluğu, kolaylığı tartışılır elbette. Final zamanı tramvayıma binerim, üniversiteme giderim. Yolculuk esnasında insanların yüzünden çok elleri dikkatimi çeker, ellerinde tutuşturdukları kağıtlar. İktisata giriş, Türk Ceza Kanunu, Basic English gibi başlıkları vardır üstte. Bölümümün zorluğu veya kolaylılığı meselesi burdan geliyor. Vizeleri bitirdim, finallerimin yarısı geçti ve o tramvayda henüz kağıt almadım elime. Almadığım gibi beşte beş yaptım diyebilirim. Yani beş dersin beşini de geçtim. Ancak nasıl geçtim?
Bugün öğle saatlerinde elektronik sınavım vardı. Beklemedeydim. İçeri girecek hocanın dersimize giren hoca olduğunu bilmeden beklemedeydim. Nitekim o geldi. Mutluydum. Kendisi arada bize bakar çeker giderdi. Bugün biraz sinirliydi. "Sağa sola bakanın kağıdını alırım" gibi bir klişenin ilk kez bu kadar açık ve net söylendiğini duydum. Korkmamıştım ki bunca yıllık kopya çeken adamız vız gelir tırs gider bu tarz iğneleyici söylemler. Sınav başladı karalıyoruz a,b,c,d şıklarını. Bir an arkama bakmam gerekti ve hayatımda ilk kez gördüğüm kişi ile göz göze geldi. "Dört, döööört" diyordu. Ben onunla konuşurken hoca gördü. Yanına çağırdı. Kağıdı kalemi aldım, verecektim hocaya. Kulağıma fısıldadı. "Üstündeki Beşiktaş arması olmasa atmıştım seni." Beşiktaş'ın ruh olduğunu büyüklerimizden biliyoruz ancak böylesine büyük olduğunu bilmiyorduk. Teşekkürler siyah-beyaz.




1 yorum:

Facchetti dedi ki...

Hahaha. Harika bi' olay abi ya. Helal olsun hocaya, sanada tebrikler.